4 Mart 2010 Perşembe

Onu merak ediyorum, az önce uyudu sanırım. Ne diyebilirim ki beni unuttu ama sabah arayacak ve simit sarayına gideceğiz bu önemli değil şu önemli: Yanında olmadığım yada o uyurken uyumadığım zamanlar tam bir manyağa dönüşüyorum, gün ışığım.. Beni sakinleştiriyor o. Şöyle ki şu an bunları yazarken bir yandanda aramaya devam edip sonunda uyandırsam mı? Sesini duysam iyiydi, gibi sorular soruyorum kendime. Bir nedeni yok gerçekten bu paranoyaklık derecesinde kıskançlık değil, değilim ben kıskanç ki bu konuda bir kadını karar mercii olarak görmekteyim o öyle söylüyosa öyledir. Eğer erkeklerden hoşlansaydım bu durumda kıskanç olup olmadığım konusunda ki karışıklık karar mercii olan erkeklere veya erkeğe ulaşacaktı. İbne değilim. Özlüyorum onu kaybetmek korkuyorum tıpkı küçük, üzerine anlam yüklediğimiz çocukluk sanrılarımızı hatırlatan oyuncaklar gibi. Bilirsiniz onları hepinizde vardır. Oyuncakta, bir kadında. Herkes korkar kaybetmekten farkım şurda ben sadece korkmakla kalmıyorum gereksiz bir sinir harbine giriyorum. Şimdi korkmayı açıklığa kavuşturalım, beni bir başkası için terketmesinden korkmuyorum beni sevdiğini biliyorum korkum üzgün olması. Üzgün olmasından korkuyorum uykundada üzgün olabilirsin mimiklerin belli eder belki bir rüya görmüşsündür hatta kesin görmüşsündür hatırlamazsın ama üzgünsündür kesinlikle. Gün içinde o üzgünken ben bıdıp büdüp hüdüp gibi manasız sesleri çıkarırım mütemadiyen. Her üzgün olduğunda çıkarmam tabi sinir bozucu olabilir ama anlarım ne zaman yapacağımı sonra öperim o da beni öper, gülümser. Evde birşey olmuşsa yada komik sesler çıkararak bertaraf ettiğim üzüntüsü o yalnızken aklına gelmişse ve yanında komik sesler çıkaracakta biri yok..Peki mutluysa? İşte o zaman paylaşıyor demektir mutluluğumuzu, hissederim beni hissettiğini.
Güzel günler siliyoruz ömrümüzden ve ona her zaman söylediğim gibi, kısa hayatlarımızı mutlu geçirelim ve onu basite indirgeyelim. Nefes al ve öp, çay iç ve dışkıla. Sadece ama sadece güzel şeyler bırakmaya çalış insanlara sayfalara bilgisaray belleklerine yada fotoğraflarınla anlat söylemek istediğin şeyi, yaşadığın süre boyunca çünkü tanrı olmazsa bile vicdanın cezalandırır. Pişman olma hiçbirşeyden. Pişman olma beni sevmekten mesela hiç. Gülüyoruz geçiyoruz işte Aybala, hayatın bütün karmaşasına rağmen basit yaşamaya çalışıyoruz fena mı ediyoruz?
Birazda gözlerinden bahsedeyim yada dur sabah kahvaltıda ışıltısına daldığımda.. Dünya'nın en güzel sevgilisisin sen.